Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

VAKIFLARDA ORGANLARIN OLUŞUMU VE YETKİLERİ İLE VAKFIN SONA ERMESİ HALİNDE MALVARLIĞININ NE OLACAĞI HUSUSU

 

Vakıflarda, diğer tüzelkişiliklerden farklı olarak zorunlu organ tektir ve o da yönetim organıdır. Yönetim organı dışında vakıf senedinde başkaca organlara yer verilmesine engel yoktur (TMK madde 109)[1]. Vakıflarda yönetim organı tek kişiden oluşabileceği gibi bir kuruldan da oluşabilir. Yönetim organı tek kişiden oluşursa bu kişiye yönetici veya mütevelli; kuruldan oluşursa yönetim kurulu veya mütevelli heyeti denir[2]. Vakfın yönetim organının tek kişiden mi yoksa kuruldan mı oluşacağını ise vakfeden vakıf senedinde serbestçe belirleyebileceği gibi vakıf senedinde yöneticinin sadece kendisi olacağına dair bir hüküm de koyabilir[3].

 

Vakıfta yönetim organının başlıca görevi; vakfı içeride yönetmek, dışarıda ise temsil etmektir. Bunun yanı sıra kanunların yüklediği ayrı görev ve sorumlulukları da mevcuttur[4]. Yönetim organın en önemli görev ve yetkilerinden biri ise vakıf mallarını vakfın amacına göre kullanmak, korumak ve üzerinde tasarruf etmektir. Bu hususta Vakıflar Kanunu’nun 12. maddesi açık bir hüküm içermektedir. Şöyle ki adı geçen madde de vakıfların her türlü mal edinebileceği ve bu mallar üzerinde tasarruf edebileceği öngörülmüştür.

 

Vakıf malları üzerinde nasıl tasarruf edileceği ve bu konuda hangi mercilerin yetkili olduğu ve buna ilişkin usul de yine bahsi geçen 12. madde de açıkça ifade edilmiştir[5]. Buna göre vakıf malları üzerinde tasarruf edilmesi söz konusu olduğunda ikili bir ayrım yapılacaktır. Eğer ki üzerinde tasarruf edilecek olan mal ve haklar vakfa kuruluş aşamasında özgülenmişse bu durumda mal veya hakkın başka bir mal veya paraya çevrilmesi MK madde 113’e göre yönetim organı veya denetim organı tarafından mahkemeden talep edilecek ve mahkeme başvuruyu yapan makam haricinde kalan diğer organının da görüşünü alarak karar verecektir. Mahkeme kararını verirken bu tasarruf için haklı bir sebep olup olmadığını araştıracaktır[6]. Fakat üzerinde tasarruf edilecek olan mal ve haklar vakfın kuruluş aşamasından sonra iktisap edilmişse vakfın yetkili organı yani yönetim organı kanunda sayılan şartları sağlayarak mahkemeye başvurmadan da mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunabilecektir.

 

Doktrin de bu ikili ayırımı benimseyen ve destekleyen görüşe sahiptir. Zira MK madde 113’te malların mahkeme kararıyla değiştirilebilmesi hususunun sadece vakfın amacıyla sıkı sıkıya bağlılığı olan mal ve haklar bakımından uygulanacağı; geri kalan mallar için ise bu usul izlenmeden yönetim organının tasarruf edebileceği ifade edilmektedir[7]. Vakfın sona ermesi halinde ise vakıf mallarının ne olacağı hususu malların özgülenmesi yolu ile aşılmaktadır.

 

Vakfı sona erdiren sebepler kendiliğinden sona erme ve mahkeme kararıyla sona ermedir. Vakıf diğer tüzelkişiliklerden farklı olarak kendi kararıyla sona eremez. Vakfın yönetim organı ve hatta vakfeden dahi bu yetkiye sahip değildir[8]. Vakıf sona erdiğinde ise öncelikle malları MK madde 53’e göre tasfiye edilir ve eğer geriye bir mal kalırsa MK madde 54’e göre özgüleme işlemi yapılır[9]. Vakıflarda özgüleme işlemine ilişkin özel hükümler mevcuttur. Vakıflar Yönetmeliği madde 22 [10] ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 33. maddesi [11] bu hususu düzenlemektedir.



[1] MADDE 109.- Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. Vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.

[2]Başlangıç Hükümleri-Kişiler Hukuku; Turgut Akıntürk; Altıncı Bası; sayfa 682

[3] Başlangıç Hükümleri-Kişiler Hukuku; Turgut Akıntürk; Altıncı Bası; sayfa 682

[4] Başlangıç Hükümleri-Kişiler Hukuku; Turgut Akıntürk; Altıncı Bası; sayfa 683

[5] MADDE 12-Vakıflar; mal edinebilirler, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler.

……..

Mülhak, cemaat, esnaf vakıfları ile yeni vakıflara, başlangıçta özgülenen mal ve haklar, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa, Denetim Makamının görüşü alınarak mahkeme kararı ile sonradan iktisap ettikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organının kararı ile daha yararlı olanları ile değiştirilebilir veya paraya çevrilebilir.
Vakıf yöneticileri, iktisap ettikleri veya değiştirdikleri taşınmaz malları tapuya tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde Genel Müdürlüğe bildirirler.

[6] MADDE 113- Amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra gerekli değişikliğe izin verebilir.

[7] Başlangıç Hükümleri-Kişiler Hukuku; Turgut Akıntürk; Altıncı Bası; sayfa 691

[8] Başlangıç Hükümleri-Kişiler Hukuku; Turgut Akıntürk; Altıncı Bası; sayfa 698

[9] MADDE 54.- Tüzel kişinin malvarlığı, kanunda veya kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça ya da yetkili organı başka türlü karar vermedikçe, en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer.

[10] MADDE 22 (1) Sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün ve devredilecek vakfın görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdürlüğe devredilir.

[11] MADDE 33- Vakfın kendiliğinden dağılması halinde, borçların tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde Vakıflar Genel Müdürlüğünce mümkün mertebe gayece aynı olan vakfa intikali sağlanır.

 
free poker