Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

ZORLA GETİRME (İHZAR), YAKALAMA VE KAÇAKLIK KARARLARI

 

 YAKALAMA:

 

Yakalama, suç şüphesi altında olan kişinin, henüz bir tutuklama kararı olmadan kişi özgürlüğünden mahrum edilmesidir. Anayasa madde 19’da, yakalamanın ancak suçüstü durumlarında ve gecikmesinde tehlike olan hallerde mümkün olduğunu belirtilmiştir.

 

Yakalama yetkisi, kural olarak savcı ve adli kolluk görevlilerindedir.

 

İstisnai olarak herkes tarafından yakalama yapılması da mümkündür. Bunun için;

-Suçüstü halinin bulunması,

-Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin,

*Kaçması olasılığının bulunması,

*Hemen kimliğini belirleme olasılığının bulunmaması gerekir (CMK madde 90/ 1).

 

Kanun kural olarak şüphelinin veya sanığın gıyabında tutuklama kararı verilmesini yasakladığından, “yakalama emri” denilen bir koruma tedbiri öngörmüştür.

 

Yakalama emri ve nedenleri CMK madde 98’de düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasına göre, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenebilir. Yakalama emri Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine yalnızca sulh ceza yargıcı tarafından verilebilir. Maddenin 2. fıkrasında, Cumhuriyet Savcıları ve kolluk güçleri tarafından verilen yakalama emri düzenlenmiştir. Bu fıkradaki yakalama müzekkeresi, daha önce yakalandığı halde, kolluğun elinden kaçan ya da tutukevi veya cezaevinde firar eden şüpheli, tutuklu veya hükümlüler hakkında verilmektedir. Maddenin 3. fıkrasında, kovuşturma evresinde yakalama müzekkeresinin verilmesi düzenlenmiştir. Bu aşamada kişi sanık durumunda olup, kaçaktır ya da mahkemeye gelmemektedir. Mahkeme ya da yargıç, Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine yakalama emri verebileceği gibi, talep olmadan da re’sen bu kararı verebilir. Maddenin 4. fıkrasında, yakalama emrinin ne gibi kayıtlar içereceği gösterilmektedir. Bu maddede ifade edilen gelmeme kasten olmalıdır.

 

KAÇAKLIK:

 

Hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir (CMK madde 247/ 1). Yakalama emri çıkarılacak en tipik durum budur. Kaçaklık kararının verilebileceği suçlar CMK madde 248/2’de sayılmıştır. Bunlardan TCK’de tanımlananlar şu suçlardır:


-Soykırım ve insanlığa karşı suçlar

-Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti

-Hırsızlık

-Yağma

-Güveni kötüye kullanma

-Dolandırıcılık

-Hileli iflas

-Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti

-Parada sahtecilik

-Suç işlemek amacıyla örgüt kurma

-Zimmet

-İrtikap

-Rüşvet

-İhaleye Fesat Karıştırma

-Edimin İfasına Fesat Karıştırma

-Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar

-Silahlı Örgüt Kurma veya Bu Örgütlere Silah Sağlama

-Devlet Sıralarına Karşı Suçlar Ve Casusluk

 

Kaçaklık kararı verilebilmesi için sanığın yurt içinde saklanmış olması ya da yabancı ülkede bulunması gerekir. Ancak bunlar yeterli değildir. Sanığın hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla hareket etmesi ve bu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamamış bulunması şarttır. Bu durum karşısında sanık hakkında doğrudan “kaçak” kararı verilemez. Fail hakkında kaçak kararı verilebilmesi belli usullere tabidir.

-Sanığın kaçak kabul edilebilmesi için, öncelikle davayı gören yetkili mahkemenin yöntemince (CMK m. 145) ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre davetiye çıkarması gerekir.

-Sanığın davete uymaması halinde zorla getirme kararı verilebilir (CMK madde 146 ve madde 147).

-Zorla getirme kararı da yerine getirilemediği takdirde, ilanen tebligat yapılmasına karar verilmesi gerekir.

-Mahkeme çağrının, hem bir gazete ile hem de sanığın bilinen en son konutunun kapısına asılmak sureti ile ilanına karar verir.

-Sanık 15 gün içinde başvurmadığı takdirde mahkeme onun kaçak olduğuna karar verir.

-Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararı verilemez (CMK madde 247/ 3).

 

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.02.2008 tarih, 2008/2182 Esas ve 2008/ 2059 Karar sayılı kararında; “ …hakkında yakalama emri bulunan ve yurt dışındaki adresi belli olan sanığın yargılandığı suçun alt sınırının 5 yıldan fazla olması sebebi ile halen ikamet ettiği Almanya devletinin de taraf olduğu Avrupa suçluların iadesine dair sözleşme hükümleri gözetilerek; Türkiye’ye iadesinin sağlanarak, bizzat duruşmada hazır bulundurularak savunmasının alınması, iadesi mümkün bulunmadığı takdirde C. Savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı diyecekleri ile son savunmasının talimat yoluyla sorulması gerektiği… ” ifade edilmiştir.

 

ZORLA GETİRME:

 

Sanığın duruşmada hazır bulunmamasını düzenleyen CMK madde 193’e göre;

“(1)Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.”

 

Bir ceza muhakemesi işlemi için çağrılmış olup da buna uymamış olan şüpheli, sanık, tanık ve bilirkişilerin söz konusu ceza muhakemesi işlemi için hazır bulundurulmalarını temin maksadıyla, çağrıyı yapmış olan makama kolluk marifetiyle, gerektiğinde zor kullanılarak getirilmesine zorla getirme (ihzar) denir.

 

Zorla getirme başlığı ile düzenlenen CMK madde 146/1’e göre; “Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145. maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.”

 

Tutuklamanın koşulları CMK madde 100’de, yakalamanın koşulları ise CMK madde 90’da gösterilmiştir. Koşullar mevcut ise buna karar verme yetkisi soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminde, kovuşturma evresinde mahkemededir. Ancak şüpheli veya sanık hakkında tutuklama veya yakalamayı gerektiren nedenler yoksa CMK’ nin 145. maddesi uyarınca önce uyarılı çağrı kâğıdı, daha sonra zorla getirilme kararı çıkarılmalıdır. Zorla getirme kararı; şüpheli, sanık, tanık veya bilirkişilerin ceza soruşturması veya kovuşturmasında ifade alma, sorgu ya da diğer işlemlerin yapılması maksadıyla ve gerektiğinde zor kullanılarak yetkili adli makam önüne çıkarılmasını sağlamayı amaçlayan koruma tedbiri mahiyetindeki bir ceza muhakemesi işlemidir.

 
free poker