Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

BİR KORUMA TEDBİRİ ÇEŞİDİ OLARAK ARAMA VE AVUKATLIK MESLEĞİ BAKIMINDAN ÖZELLİK ARZ ETTİĞİ DURUMLAR

 

Arama; kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı ve ona ulaşılamayan hallerde kolluk amirinin yazılı emri ile; gerek şüpheli ve sanığın yakalanması; gerekse delil olan eşyaya elkonulması amacıyla, kişinin mesken ve sair yerleri ile üst ve eşyasında yapılan araştırma işlemidir[1]. Arama; adli arama ve önleme araması olarak ikiye ayrılmakta olup farklı hükümlere tabidir. Bu çalışma kapsamında yalnızca adli aramaya ilişkin düzenlemeler incelenecektir.

 

Arama tedbiri öncelikle Anayasanın 20. maddesinin 2. fıkrasında[2] düzenlenmiştir. Adli aramaya ilişkin kanuni düzenleme CMK’nın 116. ve devamı maddelerinde yer almaktadır. Konuya ilişkin bir de yönetmelik mevcuttur.[3] Aramanın şartları CMK’da şu şekilde belirtilmiştir:

  • Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi veya suça ilişkin delilin elde edilebilmesi için MAKUL ŞÜPHENİN[4] olması
  • Kural olarak hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde[5] Cumhuriyet Savcısının yazılı emri, savcıya ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri

 

Aramaya ilişkin hakim kararında veya savcı ile kolluk amirinin yazılı emrinde yer alması gereken hususlar kanunda detaylı olarak belirtilmiştir. Buna göre arama kararı veya emrinde:

  • Aramanın nedenini oluşturan fiil
  • Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya
  • Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi

 

Yönetmelikle kanuna ek olarak getirilen bir diğer şart ise aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususudur[6]. Arama tutanağında ayrıca işlemi yapan kişilerin açık kimlikleri de yazılır.

 

Kanun koyucu konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılacak aramalar için daha sıkı düzenleme yapmış ve sayılan yerlerde arama yapılabilmesini hakim kararı ile savcının yazılı emrinin olması şartına bağlamıştır. Arama işlemi sonunda eşya ya muhafaza altına alınır ya da elkonulur. Arama sonunda muhafaza altına alınan ya da elkonulan eşyanın tam bir listesi(defteri) yapılır ve eşya resmi mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur (CMK madde 121/3). Eşyanın resmi mühürle mühürlendiğine dair tutanak tutulur ve ilgilisine verilir (Yönetmelik madde 12). CMK madde 121’e göre arama sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kişiye istemi halinde aramanın şartlarına uygun olarak yapıldığını gösteren bir belge verilir. Kişinin istemi ile verilen tutanak aramanın ne sebeple yapıldığına ilişkin ve sonucunda ne elde edildiğine dairdir. Arama sonunda bir tutanak daha düzenlenir ki bunun verilmesinde ilgilinin talebi aranmaz (Yönetmelik madde 11)[7].

 

Kanun koyucu savunma hakkının önemini göz önünde bulundurarak avukat bürolarında arama ve elkoyma işlemlerini özel düzenlemeye tabi tutmuştur (CMK madde 130). Buna göre avukat bürolarında arama yapılacaksa mutlaka hakim kararı olmalıdır. Savcının avukat büroları için arama kararı verme yetkisi söz konusu değildir. Avukat büroları doğrudan kolluk tarafından değil ancak savcı denetiminde olmak kaydı ile kolluk tarafından aranabilir. Arama sırasında baro başkanı veya onu temsil eden bir başka avukatta bulunmak zorundadır. Avukat bürolarında arama ancak hakim kararında belirtilen olaya ilişkin olarak yapılabilir. Arama sonucu elkonulacak eşyanın bunların avukatla müvekkil arasındaki mesleki ilişkiye dayalı olduğunu ileri sürerek itiraz eden avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukatın itirazı dikkate alınır ve bunlar ayrı bir zarfa konularak mühürlenir. Bu zarfı incelemeye sadece yargılama makamı yetkilidir. Kolluğun böyle bir yetkisi yoktur.

 

Avukatların aranmasına ilişkin bir diğer düzenlemede Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinde yer almaktadır. Buna göre avukatların konutları da ancak mahkeme kararı ile savcı ve baro temsilcisinin katılımıyla aranabilir. Ayrıca avukatların üzeri ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarlardan dolayı suçüstü hali haricinde aranamaz.

 

Yukarıda sayılan tüm bu şartlar gerçekleşmeden veya eksik olarak gerçekleşen aramalar neticesinde elde edilen delillerin hukuka aykırı delil(CMK madde 217/2) olarak kabul edilmesi ve yapılan yargılamada hükme esas teşkil etmemesi gerekir. Hüküm bu hukuka aykırı delillere dayanarak kurulmuşsa kanun yolu aşamasında mutlak suretle bozulmalıdır (CMK madde 289/i). Aksi takdir de hukuk devletinin olmazsa olmaz koşullarından biri olan temel hak ve özgürlüklerin korunması söz konusu olmayacaktır.



[1] Ceza Muhakemesi Hukuku, Prof. Dr. Bahri Öztürk-Doç. Dr. Mustafa Ruhan Erdem ,11. Baskı; syf 580

[2] (Değişik 2. fıkra: 4709 - 3.10.2001 / m.5) Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, elkoyma kendiliğinden kalkar.

[3] Adli Ve Önleme Aramaları Yönetmeliği Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 1 Haziran 2005 - Sayı: 25832

[4] Yönetmelik Madde 6- Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir.

[5] Yönetmelik madde 4- a) Adli aramalar bakımından; derhal işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin tespit edilememesi ihtimalinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hakimden karar almak için vakit bulunmaması halini,

[6] Yönetmelik madde 7

[7] Madde 11- Adli arama işlemi bir tutanağa bağlanır.

Tutanakta;

a) Arama kararının tarih ve sayısı, hakim kararı yoksa verilmiş olan yazılı emrin tarih ve sayısı ile emri veren merci,

b) Aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat,

c) Aramanın konusu,

d) Aranan kişinin kimlik bilgileri, adını söylemediği takdirde eşkal bilgileri,

e) Araçta, konutta, işyeri ve eklentilerinde arama yapılmışsa, aracın plaka numarası, markası, konutun, işyerinin ve eklentilerinin açık adresi, su üstü aracının aranmasında su üstü aracının cinsi, ismi, sahibi ve kullananı, deniz aracının aranması halinde ise deniz aracının cinsi, ismi, donatanı, bağlama limanı, tonajı, acentesi, kaptanı ve arama mevkii,

f) Aramanın sonuçları, el konulan suç eşyasına ilişkin belirleyici bilgiler,

g) Aramada yakalanan kişiler varsa kimlik bilgileri, kimliği belirlenemiyorsa eşkal bilgileri,

h) Arama sonucunda yaralanma veya maddi bir zarar meydana gelip gelmediği,

i) Arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı,

hususları yer alır.

 
free poker